27 Nisan 2013

Hişt!



Bahar geldi...

İlk karpuz, beyaz peynir, rakı.
Ben de ilk kez kuruldum balkona bugün.

Yunus, bizim bakkalın çırağı.
Müşterinin siparişlerini bırakmış, boş arabasıyla dükkana dönüyor,
Ağır ağır, salına salına.
Sevinç, isyan, özlem...
On dört yaşında bir çocuk,
Kim bilir ne hayaller kuruyor.

Seslendim usulca, Hişt!

Kaldırdı kafasını,
Taradı gözleriyle tüm balkonları.
...

Nihayet gördü beni.
Yüzünde kocaman bir gülüş,
Heyecanla salladı elini...

Her seferinde kendisine beş lira bahşiş veririm.
Ama ondan değildir bu sevinci bilirim.

Hep gönülden alır selamları.

"Nereden gelirse gelsin,
Dağlardan, kuşlardan,denizden,
İnsandan, hayvandan,
Ottan, böcekten, çiçekten.
Gelsin de nereden gelirse gelsin!...
Bir hişt sesi gelmedi mi fena.
Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları..." (*)

Hişt, hişt!
Hişt, hişt!
Hişt, hişt!


(*) Sait Faik Abasıyanık'ın "Hişt, Hişt!..." isimli hikayesinden alıntı.